Gözlerimiz sandığa çevrilmişken, şeytan başka bir gerçeği fısıldıyor: “Asıl mesele, seçim günü sandığa atılan oy değil, o güne kadar şekillenen bilinçtir.” Eğer toplum, sadece bir seçimin sonucuna umut bağlarsa, değişim gerçekten mümkün olabilir mi?
Daha geniş düşünelim: Seçimler bir sonuçtur, fakat değişimi yaratacak olan seçimden önceki bilinçlenme sürecidir. Eğer halk, sadece “gitsin” duygusuyla hareket ederse, yerine gelecek olanın nasıl olacağına dair ne kadar söz sahibi olabilir? YENİ BİR DÜZEN, ANCAK HALKIN HER AŞAMADA ETKİN OLDUĞU BİR SÜREÇLE İNŞA EDİLEBİLİR.
Şeytan bir kez daha fısıldıyor: “Gerçek zafer, seçimden önce kazanılır. Seçim, sadece bir ilan günüdür.”
Öyleyse, bir günü değil, tüm süreci kazanmanın yollarını konuşmaya başlamanın vakti gelmedi mi? evet geldi ve geçiyor.
Seçim sonrası nasıl bir düzen hayali kuruyorlar bunu bilen var mı?
Bizim savunduğumuz ve devrimle oluşacak bir yaklaşımdan kısa örnekleme:
HALKIN DOĞRUDAN YÖNETİMİ: PARTİSİZ CUMHURİYET MANİFESTOSU
Mevcut Sistem ve Sorunları
Bugün işleyen siyasi sistem, halkın gerçek iradesini yansıtmaktan uzaktır. Partiler, ideolojik çekismelerin ve çıkar gruplarının aracı haline gelmiştir. Mecliste yer alan temsilciler, milletin değil, partilerinin ve sermaye gruplarının sözcüsü gibi davranmaktadır. Halk ise bu düzeni sadece izlemek zorunda bırakılmış, egemenliği köreltilmiştir.
Partiler Üstü Halk Meclisi Modeli
Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.
O halde halkın iradesini doğrudan yansıtan bir sistem kurulmalıdır.
Meclis, siyasi partilerin tahakkümünden kurtarılacak, her birey bağımsız bir şekilde seçilecek ve belirlenen dönemlerde halkın denetimine tabi olacaktır.
Ekonomik ve Sosyal Politikalar
Eğitim ve Sağlık: Herkes için eşit ve parasız olacak.
Kamu Mülkleri: Limanlar, madenler, enerji santralleri ve stratejik endüstriler devletin malı olacak, özelleştirme son bulacaktır.
Barınma Hakkı: Evsiz her aileye bir aile konutu tahsis edilecek.
Çalışma ve Geçim: Asgari ücret uygulaması yerine, her çalışanın insan onuruna yakışır bir üret alacağı özgün bir sistem getirilecektir.
VERGİ VE GELİR ADALETİ
Vergi sistemi, gelire göre adil şekilde yeniden düzenlenecek, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacak. Yoksul halk vergi yükü altında ezilmeyecek.
Özgürlükler ve Sosyal Devlet Anlayış
Herkesin dünya görüşüne saygı duyulacak, dini yaşam ve inancın özgürce sürdürülmesi garanti altına alınacaktır. Devlet, halkın her kesimine eşit mesafede duracaktır.
Doğrudan Demokrasiyle Yönetim Mekanizması
Temsili demokrasi yerini doğrudan demokrasiye bırakacaktır.
Halk, belli periyotlarla karar alma mekanizmasına dahil olacak, elektronik ve yerel halk meclisleri aracılığıyla kanun teklifleri sunabilecek, milletvekilleri direkt halk tarafından göreve getirilip, yetersiz bulunduklarında geri çağırılabilecektir.
Bu Sistemin Uygulanabilirliği ve Karşılaşılacak Dirençler
Böyle bir dönüşüm, mevcut sınıfın direnciyle karşılaşacaktır.
Ancak halkın ortak iradesi ve ulusal bağımsızlık bilinciyle bu direniş aşılacak, bütün ulusu kucaklayan yeni bir rejim inşa edilecektir.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Bu manifesto, Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüyle temellenen, halkın kendi geleceğini doğrudan belirlediği bir sistemi savunmaktadır.
Partiler, ideolojik kavgalar ve suni bölünmeler tarihe karışacak, Cumhuriyet yeniden halkın tam anlamıyla söz sahibi olduğu bir yapıya kavuşturulacaktır.
Bu bir dönüştür, bu bir büyük devrimdir.
Artık halk kendi meclisine, kendi geleceğine sahip çıkmalıdır!
Fuat YEŞİLKAYA
12.02.2025