Bir ülkede siyaset, halkın sesi ve iradesi üzerine inşa edilmelidir. Ancak bir siyasi parti, kendi istikbali için halkı meydanlara çağırdığında ve bu çağrıya cevap veren insanlar devlet gücüyle karşı karşıya bırakıldığında, burada ciddi bir sorumluluk eksikliği olduğu açıktır. Halkın iradesini temsil ettiğini iddia eden bir parti, öncelikle onun güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Bir siyasi hareketin, halkı sokağa davet etmeden önce devletin olası tepkilerini öngörmesi ve buna karşı stratejik bir hazırlık yapması şarttır. Devletin güvenlik güçleriyle halkı karşı karşıya getirmek, siyasi sorumluluktan kaçınmanın ve halkı bir kalkan gibi kullanmanın en çirkin örneklerinden biridir. Bir parti, eğer gerçekten halkının çıkarlarını savunduğunu iddia ediyorsa, sokaklara inmeden önce çözüm yolları üretmeli, gerekli diplomatik ve siyasi adımları atmalı ve devlet mekanizmalarıyla mücadelede planlı ve bilinçli hareket etmelidir.
Aksi takdirde, yaşananlar bir “gölge kabadayılıktan öteye geçmez. Gölge kabadayılık, siyasi liderlerin kürsülerden gürleyen nutuklar atıp, lüks araçlarına binerek güvenli bölgelere çekildiği, ardında ise devlet gücüyle yalnız bırakılan halkın ezildiği bir anlayıştır. Bu anlayış, halkı bir araç olarak kullanır; samimiyetsiz, çıkarcı ve sorumsuz bir yaklaşımı temsil eder.
Gerçek liderlik, halkı yalnızca meydanlara çağırmakla değil, aynı zamanda onları korumak ve haklarını savunmakla ölçülür. Halkının karşılaşacağı tehlikeleri hesap etmeyen ve sadece kendi siyasi geleceği için insanları öne sürenler, tarihe onursuz bir miras bırakırlar. Oysa ki halkın güvenini kazanan liderler, kriz anlarında dahi sağduyulu ve stratejik hareket eder; yalnızca kendi koltuğunu değil, halkının canını ve huzurunu düşünür.
Siyaset, sorumluluk ve cesaret ister. Cesaret, halkın arkasına saklanmak değil, onun önünde durup, gerektiğinde bedel ödemeyi göze almakla ölçülür. İktidara karşı yürütülecek mücadele, sadece sokaklarda değil, zihinlerde ve adalet terazisinde kazanılır. Halkın gücünü arkasına almak isteyen her siyasi hareket, önce Plan, strateji ve iktidarı köşeye sıkıştıracak mekaniği kurması gerekir. Ancak o zaman, meydanlarda yankılanan sesler gerçek bir değişimin habercisi olabilir.
Fuat YEŞİLKAYA
21.03.2025