GELECEĞİMİZ İÇİN ADALET MÜCADELESİ

Ziya Gökalp’in,
“Medeniyet deme duymaz o sağır
Taş üstüne taş bırakma durma kır
Kafalarla dümdüz olsun her bayır
Atilla’nın oğlusun sen unutma” dizeleri ve Mustafa Kemal Atatürk’ün notlarında şiire son mısra olarak eklediği
“Kalbindeki intikamı uyutma!” sözü, bugün daha da anlamlı hale geliyor.

Bugün, elitler ve siyasal mühendisler, ekonomik krizleri bir silah gibi kullanıyor.
Kur oynaklıkları, borsa manipülasyonları, devalüyasyon oyunları ile servetlerine servet katarken, halkın emeği, birikimi, geleceği hiçe sayılıyor.

Medyanın sesi satın alınıp alaycı kuşlar sahneye sürülüyor, hakikat sahte dünyanın trajikomik tiyatrosunun perdesi ardına gizleniyor, gerçekleri görmemiz engelleniyor.

Farkında mısınız son olarak Ekrem İmamoğlu’nun diploması hakkında ortaya atılan tartışmalar ve belediye çalışanlarının hukuksuz şekilde gözaltına alınmasıyla bir kez daha gündem değiştirme operasyonu yapıldı.
Aynı anda borsada yaşanan sert dalgalanmalar, dolar kurundaki anormal hareketlilik ve bir günde hatta saatler içerisinde toplamda on milyar dolarlık bir işlem hacmi, aslında perde arkasında kimlerin kazanç sağladığını net bir şekilde gösteriyor.

Bir yanda bir belediye başkanının diploması tartışılırken, diğer yanda milyonlarca insanın yoksullaşmasına neden olan manipülatif ekonomik hamleler ardı ardına yapılıyor.

Borsada, piyasalarda günler içinde milyarlarca dolarlık kazancın bir avuç kişinin cebine girdiği bu ortamda, halk sürekli kaybediyor.
Paralar bir yerden bir başka yere akıp sermaye sürekli elitlere doğru el değiştiriyor.
Yüz yılda kurulmak istenen sınıfsız toplum anlayışından nerelere geldik yine…

Adalet mekanizması, yıllardır sadece belli bir kesime işliyor. Birileri haksız ve hukuksuz yargılanırken, milyarları buhar edenlerin, servetlerini katlayanların yanından bile geçilmiyor.
Adalet herkes için mi, yoksa sadece belli bir zümre için mi var?
Elbette adalet hepimiz için olmalı ve eninde sonunda da olacak.
Ancak, adaleti kendi çıkarları için kullananlar, siyasi rakiplerini sindirmek için yargıyı bir silah haline getirenler, hukuk devletini yok eder.

Sermaye gruplarının ve belirli çevrelerin kontrolüne giren piyasalarda ise halkın refahından söz edilemez.
Bugün sistem, halkın aşını, huzurunu ve seçme-seçilme hakkını gasp ederek, elitlere itaati dayatan yine bir köle düzeni inşa etmeye çalışıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de defalarca vurguladığı gibi, atalarımız insanlık adına, masumların yanında yer almak için sürekli bir mücadele vermiş, adaleti sağlamak için savaşmış bir millettir.
Biz de o aziz milletin evlatları olarak, özümüze dönmek, birliğimizi sağlamak ve yapılan tüm haksızlıklara karşı hep birlikte durmak zorundayız.
Parçalanmayı, ayrıştırmayı, kutuplaşmayı reddederek, ortak değerlerimiz etrafında buluşmalı ve adaleti yeniden tesis etmeliyiz.
Bu bölünmeyi, ayrıştırmayı, yönlendirmeleri görmeliyiz.
“Senin mahallen, benim mahallem” diyenlerin kimlere hizmet ettiğini sorgulamalıyız.

Adalet bir grup için değil, herkes içindir!
Dün de öyleydi bugün de… Şimdilerde herkesin ayağına taş batıyor diye söylemleri popülerleşse de…

Bu nedenle, bugün sustuğunda yarın sürünmeye mahkûm olacağını bilmelisin.
Adalet ve gerçekleri savunmak için, korkmadan konuşmalı, sorgulamalı, hesap sormalısın!
Unutma, kalbindeki intikamı uyutma.

Aziz Türk Milletinin vatanperver evlatları olarak geleceğimizi onların ellerine bırakmayacağız!

20.03.2025
Güneş ALTUNER

Bunlara da bir göz atın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir